Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Savaş YUVA

Kapayalım Bu Mevzuyu!

1 Mayıs dünde kaldı.

Bugün 2 Mayıs.
Herkes ‘gerçek’ hayatına döndü.

Yine o tanıdık baskı…
Yine altı boş hırsların gölgesinde bir patron figürü…
Yine kurumsal yapı hiyerarşisinin dayatmaları…
Yine mobbingin ince sızısı…
Uzayan mesailer…
Tükenen enerjiler…
Yıpranan hayatlar…
… … …
… …

Tüm bu emeğin karşısında sağır edici o sessizlik;
Hak yok…
Hukuk yok…
Hakkaniyet yok…
Huzur yok..
Heves yok…
Hayat yok…

İnsanın kendi zamanını bir başkasının hayallerine kurban etmesi ne zamandan beri ‘yaşamak’ sayılıyor?

Yok mu işçilerin hayali?
Yok mu onların yaşam gayesi?
Yok mu bir düşüncesi?

Sesleniyorum sessizliğe;
Cevap yok!

Cevap yok mu?
O hal de;
Hak yok!
Hukuk yok!
Hakkaniyet yok!
Huzur yok!
Heves yok!
Hayat yok!

Nereye kadar sürer bu döngü?!…
Ne zaman ayarlanır bu denge?

Bunu ne ben bilirim ne de bilen biri var an itibariyle…
Ama bunun böyle gelip böyle gideceğini çok iyi bilirim.

Antik çağın paslı zincirleri ve kırbaçları yerini bugün gösterişli unvanlara, yaldızlı kartvizitlere ve maaş bordrolarına bırakmış olsa da, ‘Efendi-Köle’ denkleminin özü aslında hiç değişmedi.

Şu ana kadar ne değişti bilir misiniz?

Sadece efendilerin yerini şirketler, fiziksel zincirlerin yerini ise mesai saatleri aldı.

Yani antik çağda var olan ‘Efendi-Köle’ düzeninin yeni ve modern adı ‘İşveren – İşçi’ sistemi olarak tüm canlığıyla devam ediyor.

Bu, günümüze kadar  böyle geldi…
Böyle de gidecek…
Ve böyle göstermelik gösterilerle de asla değişmeyecek…

Eğer 1 Mayıs’ın bayram havasına sığınıp 2 Mayıs sabahı mesai saatinin çarklarına uysallıkla teslim oluyorsak, değişen tek şey takvim yaprağıdır.

İnsanlığın doğuşundan beri kök salmış bu ‘Efendi – Köle’ düzeni, bir günlük bir sloganla değil; 2 Mayıs’ta, 3 Mayıs’ta, 4 Mayıs’ta ve takvimin diğer günlerinde aynı dirayeti göstermekle sarsılır.

Zira  hakikat şudur ki; bir günlük coşkuyla zincir kırılmaz, sadece zincirin pası silinir.

Düzenin değişmesi için mücadelenin bir tören olmaktan çıkıp bir yaşam biçimine, yani her gün yeniden inşa edilen o sonsuz ‘emeğe’ dönüşmesi gerekir.

Eğer 2 Mayıs’ta da isyan bayramına devam etmeyeceksek; geçmiş isyanımız ve bayramınız kutlu olsun o zaman…

Ve kapayalım bu mevzuyu; işimize gücümüze bakalım…

 

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER