Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Zübeyt BOZKURT

12 Yıllık Zorunlu Eğitim, Türkiye’nin Sessiz İntiharı

Herkesin üniversite okuması zorunlu değildir. Sanayinin de nitelikli insana ihtiyacı vardır ve bu ihtiyaç en verimli şekilde usta-çırak ilişkisiyle karşılanır.

12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim ise, genç kuşağın zihnini seküler yaşam biçimleri ve dünya görüşleriyle biçimlendirmekte; aidiyet bilincini, kardeşlik anlayışını, merhamet ve yardımlaşma duygularını zayıflatmaktadır. Bu topraklara ruhunu, anlamını ve değerini kazandıran kültürel haritalar yavaş yavaş silinmekte; bireyci, hazcı ve aidiyet bilincinden yoksun nesiller yetiştirilmektedir. Sonuç, inançları ve değerleri aşınmış, ülkesine bağları zayıflamış “kayıp kuşaklar”dır.

İki asırdır kaybettiğimiz savaşlar değil, Batı karşısında içselleştirdiğimiz aşağılık kompleksi bizi tüketmektedir. Balkanları, Kafkasları, Yemen’i, Kuzey Afrika’yı kaybettik; bu doğrudur. Asıl kaybımız ise ruhumuzdur. Ruh köklerimiz kurutulmuş, ülke fiilen işgal edilmemiş, fakat bilinç düzeyinde ele geçirilmiştir.

Patlamaya Hazır Bir Bomba

Aidiyet bilincini yitirmiş, değerlerinden kopmuş bir insandan vatan için fedakârlık beklemek, imkânsız bir beklentidir. Herkesin üniversiteye yönlendirilmesi, ortalığı vasıfsız, tecrübesiz, korkak ama hedonist ve egoist bireylerden oluşan bir işsizler ordusuyla doldurmaktadır. İşi, eşi ve gelecek umudu olmayan, 30 yaşına gelmiş bu gençler, ideolojik örgütler için hazır bir malzeme haline gelmektedir.

İşsizlik evliliği geciktirmekte, geç evlilik doğurganlığı düşürmekte, ekonomik sıkıntılar ve bireysel tercihler boşanmaları artırmaktadır. Nafaka meselesi de sosyal dokuyu daha da yıpratmaktadır. Düşman, aileyi çökertmek için bundan daha etkili bir yöntem bulamazdı.

Aile çökerse karakter gelişmez. İdealist, dertli ve inançlı nesiller, seküler hazcılığın, bencilliğin ve makyavelizmin kurbanı olur. Ülke, ilk zor anında terk edecek, savaş meydanına değil banka kuyruklarına ve havaalanlarına koşacak umutsuz, ufuksuz nesillerle intihar eder.

Çöküş Süreci

Karşımızda büyük bir plansızlık, programsızlık ve stratejik akıl yokluğu vardır. Ülke; eğitimde, aile yapısında ve ara eleman temininde sanayi açısından intiharın eşiğine sürüklenmektedir.

Özetle:

– Sosyoloji çöker: Diplomalı işsizler ordusu sosyal yıkımlara zemin hazırlar.

– Aile çöker: Evlilik yaşı 30’u aşar, doğurganlık düşer, aile kurumu zayıflar.

– Millet tehlikeye girer: Ailenin çözülmesi nüfusun gerilemesine ve milletin sürekliliğinin riske girmesine yol açar.

– Toplum çöker:  İşsizlik ve ailevi sorunlar toplumsal dokuyu bozar.

– Sanayi çöker: Ara eleman bulunamaz; göçmen karşıtı partiler bile dışarıdan işgücü ithaline yönelir.

Bu ülkenin sahipsiz olmadığını göstermek gerekir. Çocuklarımızı kültürel ve entelektüel olarak intihara sürükleyen, ülkenin geleceğini karartan 12 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime derhal son verilmelidir. Zorunlu eğitimin kendisi sorunludur ve toplumun temeline döşenmiş patlamaya hazır bir bombadır.

Benden hatırlatması.

Selam ve Dua ile

 

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER