Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yapay Zeka’ya Kadın Eli Değmeli!

Teknoloji geliştikçe umutlar artıyor. Yapay zekaya yüklediğimiz beklenti öyle büyük ki, sanki insanlığın tüm kusurlarını onaracak, adaletsizliği ortadan kaldıracak sihirli bir formül gibi bakıyoruz ona. Ama bir şeyi unutuyoruz: Yapay zeka bir beyin değil; bir ayna.

Peki o ayna kadına nasıl bakıyor?
Cevabı açık ve net: Toplum nasıl bakıyorsa aynaya da aynı bakış yansıyor.

Bir örnek verelirim:
Bugün internete “başarılı mühendis” yazdığınızda karşınıza çıkan görsellerin çoğunun erkek olması tesadüf mü sanıyorsunuz? Yapay zekaya “güzel kadın” dediğinizde, size filtreli, cinsiyetçi kalıplarla dolu, tek tip bir güzellik algısı sunması da öyle… Çünkü bu zeka, toplumsal önyargılarla eğitildi. Görünmeyen, bastırılan, susturulan kadınları tanımıyor.

Öğretilen şey şu: Kadın; süslenendir, eğlendirendir, müşteri hizmetleridir, hemşiredir, yardımcıdır. Erkek ise başarılıdır, güçlüdür, liderdir, karar verendir.
Algoritmalar bunu biliyor çünkü internette dolaşan milyonlarca içerik bu algılarla yazılmış. Haliyle yapay zeka da bu verilerle “öğrendiği” kadını, toplumun baktığı gibi görmeye başladı.

Ama mesele burada bitmiyor.
Bu sistemler bugün devletlerin güvenlik politikalarında, bankaların kredi kararlarında, iş başvurularında, mahkemelerin karar destek sistemlerinde kullanılıyor. Yani bu önyargı artık yalnızca dijital bir sorun değil; gerçek hayatlarımızı etkileyen bir tehdit.

Peki çözüm ne?
Yapay Zeka’ya artık kadın eli değmeli!

Nasıl mı?
İzah edeyim.

Algoritmalar tarafsız değildir. Çünkü onları yazan da eğiten de insan. Ve eğer bu insanlar kadına yıllardır sadece “güzellik”, “bakım”, “yardımcı” rollerini yüklüyorsa, algoritma da aynısını yapar: Kadını klişelerin içinde tanır.

Yapay zekâ, kadınları görmezden gelen bir sistemin dijital yüzüdür. Ama bu yüz değiştirilebilir. Kodun başına kadın oturursa, algoritmalar da kadını sadece tanımaz, anlar.

Kadına “sen de varsın” diyen bir teknoloji için, önce “onu anlatan verileri” değiştirmek gerekir.
Çünkü algoritmalar, bizim aynadaki yansımamızdır.

Yapay zekâya “kadın kimdir” sorusunu tekrar ve tekrar öğretmek. Kadının çok sesli, çok kimlikli, çok güçlü halini algoritmalara kodlamak. Sadece erkeklerin değil, kadınların da bu sistemleri yazdığı, yönettiği, kontrol ettiği bir dijital gelecek inşa etmek.

Kadını tanımayan bir teknoloji insanlığı da anlayamaz.
Ve biz, sadece tüketici değil; bu teknolojinin öğretmeni olmalıyız.

Unutmayın, yapay zeka tarafsız değildir. Onu kim eğitirse, onun dilinden o konuşur.
Biz kadınlar artık yalnızca yapay zekânın konusu değil, onu yazan, yöneten ve düzelten öznesi olmak zorundayız.

Zira teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, eğer eknolojinin zekasına kadın eli değmemişse; zeka, yalnızca soğuk bir yazılımdan ibarettir.

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER