Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Semih Toprak

Edirne’de Siyasetin Yeni Yüzü Konuşuluyor!

Edirne şehrinde doğdum, büyüdüm ve yaşıyorum. Burası diğer şehirlerin yanında oldukça küçük denilebilecek bir yerleşim yeri. Yıllarca Osmanlı’ya başkentlik yapmış olan bu nezih şehir, metrekare başına düşen tarihi eser sayısıyla dünyada Floransa ile rekabet halinde.

Hemen hemen herkes çarşıya çıktığında selam vere vere yürür. Birbirini tanır. Bir yerinde bir olay yaşansa çabucak duyulur. Böyle yerlerin avantajı da vardır, dezavantajı da. Bir kere birine yanlış yaptıysan herkes bilir seni. Yanlış yapmaya adaylar için el freni vazifesi görür şehir. Ha, iyiliğin de gizlisi makbuldür lakin adın iyiye çıktıysa da sen o ahali önünde iyisindir. Her şey göz önünde yaşanır böyle küçük şehirlerde. Dedikodusu da boldur yani. Hele erkeklerin dedikoduları yok mu bu şehirde! O kahvehanelerde dönen muhabbetleri dinlese mahallelerdeki teyzeler şaşkınlıklarını gizleyemezler diye düşünüyorum.

Geçen gün sosyal medyada gezinirken gözüme tanıdık bir sima takıldı: Ahmet Biçer. Edirne’de uzun yıllardır ticaretle uğraşan, aile şirketleriyle bildiğimiz, tanıdığımız bir şahsiyet. Bunun yanı sıra kardeşiyle aynı sitede komşuyuz. Ayrıca köylerimiz de komşu. Dolayısıyla ortak tanıdıklarımız, arkadaşlarımız, abilerimiz, ablacıklarımız var. Kendisiyle olan bu yakınlığımız sebebiyle, sosyal medyada karşılaştığım o kareyi görünce doğal olarak bütün dikkatimi çekti. Ahmet Bey, siyasete atılma kararı almış olacak ki Ankara’da Devlet Bahçeli ile fotoğrafını gördüm. Siyasette en çok duymaya alıştığımız sözlerden biri düştü aklıma:

“Artık yeni yüzler lazım.”

Ne ilginçtir ki yeni bir yüz ortaya çıktığında bu kez de şu soruyu soruyoruz:

“Acaba başarabilir mi?”

Belki de asıl mesele yeni ya da eski olmak değildir. Asıl mesele, koltuğa mı talip olduğu yoksa insanların gönüllerine mi? Çünkü siyaset, seçimden seçime vatandaşın kapısını çalanların işi değildir. Siyaset, seçim bittikten sonra da aynı kapıyı çalmaya devam edebilen insanların işidir.

Bugün toplumun siyasetteki en büyük beklentisi kusursuz insanlar değil; dürüst, güvenilir, ahlaklı, ulaşılabilir insanlardır. Telefonunu açan, çarşıda selam veren, eleştiriyi dinleyen, “Ben bilirim” yerine “Birlikte çözelim” diyebilen insanlar. Hangi fikre sahip olursa olsun, bölücü fikir olmadığı takdirde başımızın üstünde yeri vardır.

Yıllarca hangi düşünceye sahip olduklarından ziyade mecliste ismini duymadığımız, bir önerge vermekten aciz kalan, halkının yaralarını sarmayı bırakın yeni yaralar açan zat-ı muhteremlerle karşılaştık.

İnsanlar artık ezberlenmiş hamaset dolu nutuklardan, kürsüden parmak sallayan siyasetçilerden yoruldu. Halk, kendi derdiyle dertlenen, kışın ayazında ya da yazın sıcağında esnafın çayını içerken hal hatır soran samimi bir duruş arıyor. Siyasetin kalitesi, onu yapan insanların samimiyetiyle ölçülür çünkü.

Siyasete yeni adım atan isimlere peşin hüküm vermek yerine, önce ne söylediklerine, sonra ne yaptıklarına bakmak lazım gelir. Benim derdim birini ya da bir siyasi partiyi parlatmak değil. Sevinçleri, hüzünleri, eksiklikleri, tebrikleri, temennileri kaleme almaktır amacım. Buna istinaden şahsen tanıdığım ve değer verdiğim değerli birinin siyasi arenada boy gösterecek olması beni ziyadesiyle memnun etti. Neticesinde içimizden biri.

Edirne’nin mevcut siyasi yapısında gördüğü eksikliklerin ne olduğunu, mevcut yönetimle aralarında ne fark olduğunu, delegelere ve üyelere nasıl bir değişim vadettiğini, teşkilat tabanından, Edirne halkından ve konuyla alakalı dönüşlerin nasıl olduğunu; Ankara’daki parti genel merkezi ziyaretini ve parti içindeki küskünlükleri bitirmek için nasıl bir yol haritası izleyeceğini sormak ve kendisinden bunları dinlemek için o vakti sabırsızlıkla bekliyorum. Alacağım cevapları da elbette Edirne halkıyla paylaşacağım.

Önümüzdeki süreçte Edirne siyasetinin bu yeni dinamiklerle çok daha hareketli günler göreceğine inanıyorum. Yerelde yaşanan sıkıntıların çözümü, Ankara’da kurulacak doğru köprülere ve kentin dinamiklerini yakından bilen vizyoner isimlere bağlıdır. Şehrimizin tarihi dokusuna, turizmine, tarımına ve en önemlisi bu coğrafyanın can damarı olan insanına hak ettiği değeri verecek her adımın destekçisi olacağız. Eksikleri yazmaya, doğruları alkışlamaya ve bu şehrin evladı olarak bu topraklara borcumuzu ödemeye devam edeceğiz. Kimse unutmasın ki Edirne her şeyin en güzelini hak ediyor.

Umut, kim bilir yıllardır gördüğümüz yüzlerde değil, belki ilk defa karşımıza çıkan bir isimde filizlenebilir. Zaman gösterecek… Ama bir insanın en büyük referansı kanımca şahsi menfaati haricinde halkı için verdiği emek olacaktır.

Saygılarımla…

 

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER