Düşünün…
Bir sabah uyanıyoruz…
Bir bakıyoruz ki;
Ekranlar kararmış…
Bağlantılar kesilmiş…
Tamamen kopmuşuz…
İnternet minternet yok…
Büyük fiş çekilmiş…
Tüm dijital hafıza aniden silinmiş…
Bitik…
Yitik…
İnsanlık tarihi artık yok…
Milyarlarca veri saniyeler içinde silinmiş…
Sistem çökmüş…
Büyük patlama!…
Büyük panik!…
Servetler buharlaşmış…
Banka hesapları sıfırlanmış…
Hisseler değersiz…
Kağıt paralar çöp…
Kredi kartları geçersiz…
Sözleşmeler hükümsüz…
Kanun yok…
Kural yok…
Sokaklar mahşer yeri…
Çığlıklar yankılanıyor…
Trafik tamamen kilitli…
İnsanlar nereye koştuğunu bilmiyor…
Tam bir kaos…
Tam bir kabus!…
Kimse anlam veremiyor;
Olup bitenlere…
Telefonlar sus pus…
Arayan yok…
Soran yok…
Bildirim yok…
Bilgi yok…
Kimlik bilgilerimiz uçmuş…
Geçmişimiz silinmiş…
Kimliksiziz…
Kimsesiziz…
Gerçek olan temiz bir su…
Bir avuç tohum…
Bir parça ekmek…
Güvenli bir sığınak…
Uzanan bir yardım eli…
Çok uyarıldık.
Uymadık…
Uyuyakaldık…
Uyanamadık…
Peki, ne yapacağız?
Nasıl hayatta kalacağız?
Ekranları bırakacağız.
Birbirimizin yüzüne bakacağız.
Konu komşu toplanacağız.
Konuşacağız..
Kaynaşacağız…
Doğadan koptuk…
Yeniden doğacağız..
Doğaya sığınacağız…
Doğayı dinleyeceğiz…
Toprağa dokunacağız…
Doğa anaya döneceğiz…
Köklerimize sarılacağız…
Topraktan besleneceğiz…
Özümüze döneceğiz…
Doğallaşacağız…
Şimdi toprağı hatırlama vakti.
Ekip biçeceğiz
Suyu bulacağız.
Ateş yakacağız.
Barınak inşa edeceğiz.
Avcılık yapacağız
Bitkileri tanıyacağız.
Taşı yontacağız.
Alet yapacağız.
Işığı bulacağız.
Yuva kuracağız.
Yeni yollar açacağız.
Yeni yerler keşfedeceğiz.
Sil baştan öğreneceğiz;
Sarı Latin harfleriyle
– Okuma yazmayı…
Şapkalı Roma rakamlarıyla
– Yıldızları saymayı…
Mavi deniz kalemiyle
– Resim çizmeyi…
Kiraz burunlu palyaçoyla
– Saklambaç oynamayı…
Kâğıttan gemilerle
– Okyanusları aşmayı…
Rengârenk uçurtmalarla
– Rüzgâr gibi uçmayı…
Cam misketlerin içinde
– Koca evrenler kurmayı…
Tahta atların sırtında
– Kahramanlık destanları yazmayı…
Sabun köpüğünden balonlarla
– Gökkuşağına dokunmayı…
Kırık kiremit parçalarıyla
– Seksek çizip göğe sıçramayı…
Pembe pamuk şekerleriyle
– Bulutların tadına bakmayı…
Papatya yapraklarında
– Sevginin falına bakmayı…
Kırmızı elma şekeriyle
– Gülen dudakları boyamayı…
Ve büyümeyi bir kenara bırakıp,
– Sadece, yeniden “insan” olmayı…
En başa döneceğiz…
Yeni dünyayı sıfırdan inşa edeceğiz.
Başlıyoruz.
Hazır mıyız?

YORUMLAR