Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Savaş YUVA

Bu İşte Bir İş Var!

İş…
Sadece bir kelime değil…
İnsanlığın ekseninde döndüğü devasa bir çark.

Bu işte bir iş var!

Neydi bu  ‘iş’ dedikleri şey?
İlk önce bunu öğrenelim.

İş, bir hizmet sunmak, bir ürün ortaya koymak veya bir ihtiyacı karşılamak amacıyla harcanan fiziksel ve zihinsel çabadır.

En gerçekçi anlamıyla iş; insanın, zamanını ve yaşam enerjisini piyasa koşullarında satışa çıkarma sürecidir.

Yani  piyasada bir araç olarak satışa sunulan iş kavramı, insanın zamanıdır.
Zaman, harcanan ömürdür.
Yani iş, üretilen ‘mal’ değildir.

****

İşçi kimdir?

İşçi, verilen işin işçiliğini yapan insandır.
Dikkat ederseniz işçiye ‘insan’ deniliyor.
Yani işçi, ‘makine’ değildir.

*****

İşçilik neydi peki?

İşçilik, fiziksel ve zihinsel çabayla yapılan bir emektir.
Yani işçilik, komutla çalışan bir ‘yazılım’ değildir.

Tıpkı Selvi Boylum Al Yazmalım filminin o meşhur final sahnesinde, Türkan Şoray’ın iç sesiyle dökülen o derin sözler gibi:

Ziyanı yok, gülüşü yeterdi.
Peki neydi sevgi?
Sevgi iyilikti, dostluktu,
Sevgi emekti…

Evet, işçilik de sevgi gibi emektir.
Emek ise her şey bittiğinde orada kalan tek gerçektir.

****

Ya bu 1 Mayıs hikayesi ne?

Bayram mı?
İsyan mı?

Hem bayram..
Hem isyan…

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’dür sözde.
Aslında bir “zaman” mücadelesinin yıl dönümüdür.

1886 yılında, tam 130 yıl önce, Chicago’da, günde 14-15 saat, insanlık dışı koşullarda çalıştırılan işçilerin başlattığı bir isyandır.

Talepleri son derece net ve matematikseldi:
8 saat çalışma,
8 saat dinlenme,
8 saat uyku.

Farkındalık oluşturması için zamanla tüm dünyada geleneksel bir bayrama dönüşmüştür.

Yani 1 Mayıs, insanın makine olmadığını, kendine ait bir zaman hakkı olduğunu haykırdığı o ilk büyük uyanışın adıdır. O halde:

1 Mayıs;
Sessizliğin çığlığıdır…

1 Mayıs;
Çalınan emeğin feryadıdır…

1 Mayıs;
Sömürülen ömrün isyanıdır…

1 Mayıs,
Çatlayan sabrın çizgisidir…

1 Mayıs;
Yorgun bedenin iflasıdır…

1 Mayıs;
Sorulmayan hesabın günüdür…

Günümüzde kutlanan 1 Mayıs etkinliği, bu realiteden tamamen uzak bir eylemdir.

Sömürü düzeninin bizzat sponsorluğunda,
Sistemin kendi kontrolünde sahnelenen;
Takvime sıkıştırılmış, sıradan ve rutin bir etkinliktir.

Bir tür toplumsal arınma tiyatrosu.
Pimini çektikleri öfkeyi, kendi havuzlarında patlatıp;
Hakkını arayanları, mevcut düzene usulca yeniden formatlama projesidir.

Hepsi bu.

 

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER