Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Savaş YUVA

Ateşin Bedeli, Ateşkesle Ödenmez!

Gün içinde İran ile İsrail arasında yaşananları an be an takip ediyorum.
Ekranıma gelen her bildirime bir umutla bakıyorum.

Her saat başı: Yeni bir patlama!… Yeni bir açıklama!… Yeni bir muamma!…

Bir yanda “barış” diyen dudaklar, diğer yanda “vur” diyor gözleriyle…
Bir eliyle el sıkışanlar, diğer elin parmaklarıyla tetik düşürüyor…
Bir eliyle zeytin dalı uzatanlar, diğer eliyle koordinat giriyor hedefe…
Ve biz, ekran başında barışa inandırılmaya çalışılırken, gerçekler hala kül altında yanıyor.

Kimin ne dediği belli değil belki, ama besbelli bilinen bir gerçek var:
İnsan ölüyor!…
İnsanlık ölüyor!..

Gün içinde neler mi yaşandı?
Bakalım birlikte bir bir…

02:00 – “Trump: İsrail Ve İran Ateşkes Konusunda Anlaştı”
(Dualar kabul oldu nihayet… Şükürler olsun diyorum içimden…)

02:30 – Ateşkes Açıklamasının Ardından İsrail’den Saldırı Tehdidi.
(Ancak bu beklenirdi zaten İsrail’den!)

04:00 – Tahran’da Yine Patlama Sesleri Duyuldu
(Yine başa döndük…)

05:30 – Trump’ın Duyurduğu Ateşkes İddiasını Yalanladı
(Yalandı zaten…)

07:00 – Trump: “İsrail Ve İran Aynı Anda Geldi ‘Barış’ Dedi”
(Kazaran mı çarpıştılar yoksa!)

09:00 – “Trump, Ateşkes Yürürlüğe Girdi Lütfen İhlal Etmeyin!”
(Çocuğun eline kibrit verip “yakma” demek gibi bir şey bu.)

10:30 – “İran, Füze Saldırısı Başlattı”
(Bombayı, bombayla patlatmak!)

11:00 – “İsrail, Tahran’ı Vuracağız”
(Muhabere meydanı diplomasisi…)

13:50 – “Trump: İsrail O Bombaları Atma!”
(Önce kışkırt, sonra uyar taktiği…)

16:00 – “Trump, İran’a Başka Saldırı Olmayacak”
(Yazdıkları senaryoda bu sahne yok diyor sanırım!)

16:40 – “İran, İsrail Uyarsa Biz De Uyarız”
(Anca beraber, kanca beraber…)

22:45 – “Trump Netanyahu’ya Sesini Yükseltti” İddiası
(Trump bağırsa ne olacak sanki? Netanyahu işitse ne olacak?)

Maalesef.
Manzara bu.

Akıl ve mantık ilkeleri çerçevesinde değerlendireyim diyorum bu olup bitenleri…
Ve derinlemesine bir değerlendirmeden sonra bu sonuca varıyorum.
Bu ne tutarsızlık diyorum kendi kendime…
Bu ne saçmalık…
Bu şuursuzluk…
Bu ne ahlaksızlık…

Ey Trump, Netanyahu, Reisi, Katz…
Her kimseniz...
Ve her ne zıkkımsanız…
Size sesleniyorum…

Ateşkes ilan ediyormuşsunuz güya!
Ateşkes öyle ruh halinize göre olmaz!

Bilmiyorum biliyor musunuz?
Her “ateşkes” açıklamanızda kaç bin çocuk ölüyor?!
Bilmiyorum farkında mısınız?
Her “operasyon” kararınızda dünya, kaç bin masuma mezar oluyor?!

Nereden bileceksiniz ki?!
Gözünüzü kin, hırs ve iktidar bürümüş!
Gördüğünüz tek şey haritalar, hesaplar, güç dengeleri, petrol kuyuları!
Nasıl fark edeceksiniz ki?!
Bir çocuğun sessiz çığlığını duyamazsınız siz…
Kulağınız pas tutmuş, yüreğiniz kurumuş!
Çünkü sizler insan olmayı unuttunuz!
Çünkü sizler ölümle besleniyorsunuz!
Ve sizler asla doymuyorsunuz!
Art niyetli barışlarınıza, kirli ateşkeslerinize, kokuşmuş siyasetinize doymuyorsunuz!

Sözde sözünüzle(!) “ATEŞKES” ilan ediyorsunuz.
Tüm manşetler “ATEŞKES!” diye haykırıyor.

Evet, ateşkesle belki füzeleri durdurursunuz;
Peki ya kanayan yürekleri?
Bombaların yıktığı evleri, belki bir gün inşa edersiniz;
Ya evlerin içindeki hayatları geri getirir mi ateşkesiniz?
Savaşın çığlıkları hala çocukların kulaklarında çınlarken;
Attığınız bir imza tüm acıları unutturabilir mi?
Soruyorum…

Ateşkes yaptınız diyelim.
Her şey normale mi dönecek sanıyorsunuz?
Hayır.

Her şey normale döndü diyelim.
Ya yaktığınız ateşin bedelini kim ödeyecek?

Ateşkes, sadece silahların susması değil; ateşkes, adaletin tecellisidir.
Ateşkes, birbirini affedip yıkıntılar üzerinde barışı kutlamak değil; yakılan ateşin bedelini ödemektir!

Soruyorum nasıl ödeyeceksiniz yaktığınız ateşin bedelini:
Yıkılan şehirleri… Yetim kalan çocukları… Kırılan kalpleri… Ve sönen umutları…
Nasıl geri getireceksiniz?…

Sözün bittiği yerdeyim belki…
Doğru.
Ama her ne kadar sözün bittiği yerde olsam da yine de size bir çift sözüm var:
Tarih sizi bir gün yargılamayacak…
Çünkü siz, tarihin bile utandığı birer lekesiniz!

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER