Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmed Mikdat GÜNEŞ

Siyasetin Omurgası: Ahlak, Liyakat ve İnsan

Memleket siyasetinin son yıllarda içine sürüklendiği niteliksiz, seviyesiz ve ahlaki ölçülerden uzak görüntü, artık görmezden gelinemeyecek bir hâl almıştır. Siyaset, milletin derdiyle dertlenme makamı olması gerekirken, ne yazık ki çoğu zaman koltuk hesaplarının, şahsi ikbal arayışlarının ve dar çıkar mücadelelerinin gölgesinde yıpranmaktadır.

Daha sabahın erken saatlerinde başlayan makam yarışları, bir yerlere gelebilmek uğruna birbirini ezen anlayışlar ve ilkesiz hesaplar; siyasetin asli anlamından ne kadar uzaklaştığını açıkça göstermektedir. Oysa siyaset; hırsın, kavganın, makam sevdasının ve çıkar hesabının alanı değildir. Siyaset; ahlakın, liyakatin, erdemin, adaletin ve millete karşı duyulan sorumluluğun alanıdır.

Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, makam peşinde koşan insanların çoğalması değil; millete hizmet etmeyi şeref bilen insanların yetişmesidir. Davasını şahsi ikbalinin önüne koyan, ahlakı ve adaleti önceleyen, liyakati esas alan bir siyaset anlayışına her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır. Çünkü siyaset, ancak ahlakla anlam kazanır. Ahlaktan uzaklaştığında ise millete umut değil, yorgunluk verir.

Kanaatimce herhangi bir ideale, inanca, ahlaki duruşa ve millet merkezli bir dava bilincine yaslanmadan siyaset yapmaya çalışan kişi, görünürde başarılı olsa bile hakiki manada siyasetçi sayılamaz. Çünkü makamlar fanidir, şöhret ise gelip geçici bir gölgeden ibarettir. Geriye kalan asıl hakikat; insanın Allah’ın huzurunda vereceği hesap, milletin gönlünde bıraktığı iz ve tarihin vicdanında alacağı yerdir.

Milletin duasını alamayanların, tarihin ağır hükmünden kurtulması da kolay değildir.

Bu sebeple gençlerimize erdemli, ilkeli ve omurgalı bir siyaset anlayışı kazandırmak artık ertelenemez bir sorumluluktur. Sadece bugünün siyasi tartışmalarını değil, yarının Türkiye’sini de düşünmek zorundayız. Zira geleceğin siyaseti, bugünün gençlerinin ahlakı, duruşu, terbiyesi ve yetişme biçimiyle şekillenecektir.

“Siyaset ve İnsan” adlı eserimde de siyaseti yeniden omurgalı, ahlaklı ve insan merkezli bir zemine oturtmak için beş temel ilke üzerinde durulmaktadır: nitelik, erdem, ahlak, gelecek nesil ve insan merkezli siyaset.

Bu ilkeler, siyasetin yalnızca makam ve güç mücadelesi olmadığını bize yeniden hatırlatmaktadır. Siyaset; millete hizmet etme, insanı yüceltme, toplumu adalet ve merhamet ekseninde geleceğe taşıma sorumluluğudur. Bu sorumluluğun merkezinde de insan vardır. İnsanı unutan, ahlakı ihmal eden, liyakati yok sayan bir siyaset anlayışının topluma huzur vermesi mümkün değildir.

Çünkü siyasetin omurgası ahlak, hedefi insan, sorumluluğu ise gelecek nesillerdir.

Ahlaktan, erdemden ve liyakatten kopan bir siyaset; millete umut veremez, gençlere örnek olamaz, geleceğe güven taşıyamaz. Bugün bize düşen görev; siyaseti yeniden insanla, ahlakla, adaletle ve millet iradesine duyulan saygıyla buluşturmaktır.

Kalemin sorumluluğu, hakikatin yükünü taşımaktır.

 

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER