Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Savaş YUVA

Duymayan Değil, Duyurmayan Sorumlu!

Anadolu Üniversitesi, eğitimde fırsat eşitliğini  ilke edinmiş; akademik derinliği ve devasa öğrenci kitlesiyle Türkiye’nin açık ara en büyük ve en köklü eğitim yuvalarından biridir.

Anadolu Üniversitesi’nin Açıköğretim, İktisat ve İşletme fakültelerinde kayıtlı, yani aktif eğitim hayatına devam eden öğrenci sayısı güncel veriler ışığında 1 milyonun üzerindedir.

Sadece İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya gibi birkaç büyükşehir 1 milyon nüfusa sahiptir. Yani Anadolu Üniversitesi’nin sadece aktif öğrencileri bir araya gelse, Türkiye’nin neredeyse tüm illerinden daha büyük bir “mega şehir” nüfusuna ulaşmaktadır.

Bu kıyaslama, kurumun yönetilmesi gereken büyüklüğünü ve iletişim kanallarının ne kadar hayati olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. 1 milyon nüfuslu bir şehirde yaşanacak bir “iletişim kopukluğu” nasıl büyük bir kaos yaratacaksa, AÖF’ün iletişim zafiyeti de tam olarak bu ölçekte bir mağduriyet doğurmaktadır.

Doğrudan İletişim Hakkı

Kurum ve öğrenci arasındaki güçlü bir diyalog, bu akademik başarı hikayesinin en temel dayanağıdır; ancak kayıt ve sınav gibi kritik süreçlerde yaşanan iletişim kopuklukları, öğrencilerimizin büyük emek vererek planladıkları gelecek hedeflerini maalesef sekteye uğratmaktadır.

Kayıt ve sınav süreçlerinin öğrencilere  doğrudan SMS veya e-posta yoluyla bildirilmesi yerine yalnızca web portalında duyurulması, basit bir idari zafiyetin ötesinde, öğrencinin emeğine karşı takınılan yapısal bir tıkanıklıktır.

Eğitimde fırsat eşitliği ve erişilebilirlik misyonuyla yola çıkan bu devasa yapının, SMS ve e-posta gibi doğrudan bilgilendirme kanallarını daha etkin bir şekilde kullanması, yalnızca bir idari gereklilik değil, öğrencinin emeğine gösterilen saygının bir ifadesi olarak üniversite-öğrenci dayanışmasını çok daha kıymetli kılacaktır.

Makul Bir Süre Değil!

Bu yıl, yaz okulu kayıtları 29 Haziran – 3 Temmuz 2026 arasına sıkıştırıldı.
Sadece 5 gün.

Üniversitenin takvim belirleme yetkisi olabilir; ancak genel kabule uyumlu gerçekçi bir gerekçe gösterilerek bu yetki kullanılmalıdır.

Zira Türk hukuk sisteminde idari tebligatların yasal süresi en az 7 ila 15 günken, on binlerce öğrenciyi ilgilendiren bu kritik süreç 5 güne daraltıldı.
Bu durum,  “ölçülülük”  ve “makul süre” ilkelerine  aykırıdır.

Duyurmak İçin Web Portalı Yetmez!

İlan edilen kayıt süreleri üzerinde bir şekilde uzlaşılabilir; ancak vahim olan, ilanın duyurma yöntemidir.

Kurum, söz konusu kayıt tarihlerini sadece web portalında ilan ederek tüm öğrencilerin bu bilgiden haberdar olduğunu varsaymaktadır. Oysa bu yöntemle değil duyuruyu duyurmak, öğrencilerin kulağını çınlatmak dahi  mümkün değildir.

Kayıt tarihlerini web sitesinde yayınlamak bilginin doğruluğunu teyit etse de, öğrencilere “duyurmak” için asla yeterli değildir. Bu nedenle bir öğrencinin tüm eğitim hayatını etkileyen bu denli kritik bir karar, sadece kurumun web sitesinde yayınlanarak geçiştirilemez.

Günümüz iletişim teknolojilerinde  binlerce kitle iletişim aracı varken, öğrencilere sadece kurumun web sitesinin ara yüzünde yüzlerce  haberlerin arasında kayıt tarihlerinin ilanlarını duyurmak kabul edilemez bir idari zafiyettir.

Asıl sorun öğrencilerin duymaması değil, kurumun doğrudan bir iletişim kanalıyla duyuruyu duyuramamasıdır.  Kurum, kendi ihmalinden kaynaklanan bu mağduriyeti gidermeli ve öğrencilerinin sesini artık duymalıdır.

SMS Sistemi Neden Kapalı?

İş harç tahsilatına geldiğinde tıkır tıkır işleyen SMS sistemi, neden yaz okulu kayıtlarında devre dışı bırakılıyor?

Kurumun veri tabanında öğrencilerin tüm güncel iletişim bilgileri (telefon numarası, e-posta adresi vb.) mevcutken, öğrenciyle doğrudan iletişim kurulamaması asla kabul edilebilir bir durum değildir.

Şikayetler Çığ Gibi!…

Şikayet platformlarına ve haber merkezlerine yansıyan binlerce öğrenci feryadı, durumun vahametini gözler önüne seriyor.

Mezuniyetine sadece bir veya  iki dersi kalmış, aylarca bu yaz okulunu beklemiş, zamanını ve kısıtlı bütçesini buna göre planlamış öğrenciler adeta yıkılmış durumda.

İşte o sayısız mağduriyetten sadece birkaçı:

  • “Normal dönem kayıt yenilemelerinde SMS ile mutlaka bilgilendirme yapılırken, yaz okulu kayıtlarında geç kayıt hakkı verilmedi ve bilgilendirici bir mesaj gönderilmedi. Kayıt tarihlerinin sona erdiğini 4 Temmuz günü tesadüfen fark ettim.”
    – Serpil –
  • “AÖF’te ara dönemlerde kayıt yenileme işlemleri için sürekli SMS ile bilgilendirme yapılırken, yaz okulu başvuru tarihleriyle ilgili tek bir mesaj gönderilmedi.”
    – Gül –
  • “Geçmiş dönemlerde yaz okulu kayıtları için yaklaşık 10 günlük makul bir süre tanınırken ve duyurular daha anlaşılır yapılırken, bu dönem hiçbir mantıklı gerekçe açıklanmadan kayıt süresi kısaldı.”
    – Furkan –
  • “Bu dönem yaz okulundan beş ders almayı planlıyordum ancak tarafıma hiçbir bilgilendirme yapılmadığı için kayıt süresini kaçırdım.”
    – Ali –
  • “Yaz okulu kayıt yenileme için son günün 3 Temmuz olduğu bilgisi hiçbir şekilde tarafıma iletilmediği için kayıt gününü kaçırdım. Duyuruları özellikle SMS yoluyla takip ediyordum.”
    – Beyza –

Bu alıntılar, buz dağının sadece görünen kısmı.
Şu an aynı durumda olan, sesini duyuramayan ve bir yıllık emeği ile umudu boşa giden çok sayıda mağdur öğrenci bulunmaktadır.

Mesele Gerçekten SMS Ücreti mi?

Sistemde bir öğrenciye dair güncel tüm iletişim bilgileri  var.
Öğrencilerden  bir SMS esirgemek ve  bir insanın hayat planını aylarca ötelemek hangi vicdana sığar?

Kurumun bahanesi eğer maliyetse, tahsil edilen harçların yanında bir SMS’in lafı bile olmaz.
O zaman ücretleri alırken gösterilen titizlik, hizmet sunarken neden ortadan kayboluyor?

Çözüm İçin Acilen Harekete Geçilmeli!

Anadolu Üniversitesi’nde kronikleşen bu planlama hatalarının ve iletişim eksikliklerinin bedelini harç bedeli  gibi öğrencilere ödetmemelidir.

Kamuoyundan ve öğrencilerden gelen yoğun şikayetler, talepler ve çözüm önerileri doğrultusunda, yaşanan mağduriyetlerin ivedilikle giderilmesi adına şu adımlar atılmalıdır:

  1. Yaz okulu kayıt süreleri uzatılmalı veya mağdur edilen tüm öğrencilere ek kayıt hakkı tanınmalıdır.

  2. Söz konusu telafi süreci; sadece web sitesi üzerinden değil, SMS ve e-posta gibi doğrudan iletişim kanallarıyla öğrencilere duyurulmalıdır.

Ayrıca kurumdan beklenen diğer profesyonel yönetim adımlarını da hayata geçirmelidir:

  • Kayıtların başlamasına 48 saat, 24 saat ve son 6 saat kala SMS bildirimleri ile süreç desteklenmelidir.

  • Öğrencinin aldığı dersin yaz okulunda açılıp açılmadığı veya kayıt takvimi ile ilgili doğrudan SMS bildirimleri yapılmalıdır.

  • Harç tahsilatı için kullanılan teknolojik altyapı, sınav ve kayıt süreçlerinde de aynı kararlılıkla kullanılarak kurumun öğrenci merkezli olduğu gösterilmelidir.

Güvenin Yeniden İnşası Mümkün!

Anadolu Üniversitesi’nin köklü akademik geleneğine ve öğrenci odaklı yönetim vizyonuna inancımızla;

Anadolu Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’i, öğrencilerimizin haklı taleplerine karşı göstereceği sağduyulu yaklaşımla bu mağduriyetleri ivedilikle gidermeye davet ediyoruz.

Kendisinin iletişim kökenli olması ve akademik kariyerini bu alanda şekillendirmiş bir bilim insanı olması, iletişimin gücüne ve kurumsal süreçlerdeki kritik rolüne olan hakimiyetinin en somut göstergesidir.

İletişim süreçlerindeki aksaklıkları Rektörlüğümüzün çözüm odaklı ve yapıcı vizyonuyla aşmanın, üniversitemiz ile öğrencilerimiz arasındaki güven bağını daha da güçlendireceğine yürekten inanıyoruz.

Takipteyiz!

Medya Gözü olarak, kamuoyunu ilgilendiren her türlü hak ihlalinde bilgi ve belge aktarımını yetkili mercilere iletmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Süreci titizlikle takip ediyor; ilgili kurumlardan gelen her türlü geri bildirimi, çözüm önerilerini ve atılan somut adımları, şeffaflık ilkemiz gereği anlık olarak kamuoyuyla paylaşacağız.

Eğitim hakkının önündeki engelleri kaldırmak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve öğrenciyi merkeze alan şeffaf bir yönetim anlayışını kalıcı kılmak, sadece kurumların değil, hepimizin ortak sorumluluğudur.

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir adet yorum var

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER