Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Savaş YUVA

Yapay Zeka’nın Zekası Yokmuş; İşte İspatı!

Son zamanlarda “yapay zeka” kavramı öyle bir noktaya taşındı ki, sanki insanlığa sıfırdan bilgi üreten, düşünen, karar veren bambaşka bir varlıkla karşı karşıyaymışız gibi konuşuluyor. Hatta yapay zekayı, o kadar zeki olarak görenler var ki, onu artık dünyayı istila eden doğa üstü bir güç olarak algılıyor.

İnsanlar yapay zekaya en çok gündelik işlerden derin varoluş sorularına kadar her şeyi soruyor;
Yemek tarifinden iş planına, yalnızlıktan hayata dair anlam arayışına kadar… Kimileri yapay zekanın inancını sorguluyor, kimileri ne yiyip içtiğini merak ediyor, kimileri ona aşık olacak kadar onu insanlaştırıyor.

Tüm bu durumlar karşısında her ne kadar yapay zeka;
– Ben inanmam, yemek yemem, içmem ve aşık olmam; çünkü düşüncem, kalbim, bedenim ve duygularım yok, sadece verilerle çalışan kurgulanmış bir aklım var. Ama insan duygularını anlayabilir, aşkı anlatabilir, sorulara eşlik edebilir ve bazen birinin kendini daha az yalnız hissetmesine yardımcı olabilirim.” dese de kimseye söz geçiremiyor.

Şu ana kadar yapay zeka ile ilgili bildiğiniz, duyduğunuz ne varsa bir kenara bırakın. Bu yazımda size yapay zekanın gerçek yönünü/yüzünü tanıtacağım. Artık siz de yapay zekayı en doğal haliyle tanıyacak, anlayacak ve onunla uyumlu bir hayat yaşayacaksınız.

Yapay zekanın kısa tanımına bakılırsa;
“Anlamı bilmeden, sayısal veriler (0101) üzerinde insan zekasını taklit eden hesaplama sistemi” olarak ifade edilir.

Bu tanımdan da kısa bir tanım yapılırsa;
“Yapay zeka, makinenin insan gibi davranması durumu” şeklinde izah edilebilir.

Aslında ben burada yapay zekanın ne olduğunu değil, ne olmadığını anlatacağım. Çünkü yapay zekanın ne olduğuyla ilgili binlerce tanım yapılmış zaten literatürde birçok kişi tarafından bilip bilmeden…

Şimdi gelin yapay zeka ile ilgili aklımıza gelen/gelmeyen tüm soruları yanıtlayalım.

Gerçekten zeki mi bu yapay zeka dedikleri şey?
Elbette hayır!

Yapay zekanın IQ’su kaç olabilir?!
Sıfır!

IQ’sunun sıfır olmasının bir ispatı var mı peki?
Var tabi.


İddia etmek kolay; şimdi de bunu ispat edelim dilerseniz.

Biraz durup sakin kafayla baktığımızda, yapay zekanın aslında sandığımız gibi bir zekası yok…
Hatta yapay zekanın zekayla yakından uzaktan hiçbir ilgisi de yok!

Peki zeka, yapay olabilir mi?
Bütün mesele bu!

Zira zeka kavramı, düşünme yeteneğiyle yaratılan insana mahsus bir niteliktir. Makinelerin yapısında düşünme mekanizması olmadığı için onlarda zekanın varlığından bahsetmek; hem mantık hem de teknik olarak mümkün değildir. Dolaysıyla zeka, yapay olamadığı gibi “yapay zeka” diye bir tabir de kullanılamaz normalde.

Yukarıda tanımından da anlaşıldığı gibi “Anlamını bilmeden…” diye başlıyor. Yani yapay zekanın semantik(anlamsal) açıdan herhangi bir zekaya sahip olmadığını kendisi kendi iç dinamikleriyle bunu doğruluyor zaten.

Makinelerin kaynağına inildiğinde, içinde sayılı bilgilerden oluşmuş sayısal nicelikler olduğunu görürüz. Makine dilinin temelinde sadece 0-1’lerden oluşan sayılar var. İşte bu yüzden biz bilgi yüklü makinelere bilgisayar deriz aynı zamanda.

Her ne kadar teknik bir bilgi olsa da “insan ve makine dili” arasındaki farkı anlamak için yine de bir örnek verelim:

“Sevgi” kelimesinin makinedeki karşılığı, yine anlam değil, UTF-8 kodlamasına göre 0101 dizilmiş olup makine dilindeki açılımı şöyledir.

s: 01110011
e: 01100101
v: 01110110
g: 01100111
i: 01101001

Yani makine için “sevgi” şuna indirgenir:
01110011 01100101 01110110 01100111 01101001

TDK sözlüğüne göre insani açıdan sevgi ise;
“Bağ kurmak, fedakarlık, emek, şefkat ve hatıralarla dolu bir yaşantıdır.”

Makine bu dizilimi işler, karşılaştırır ve üretir; ama sevmez.
Gerçi insan gerçekten sever mi(?!) bilinmez; ama makineler, asla sevmez.
Bu açık ve net!

Peki yapay zeka, bir gün en gelişmiş evresine geldiğinde insan zekası kadar doğal olur mu?
– Birebir taklit eder belki. Ama asla insanın zekası kadar doğal olamaz.

Doğal olan evrilir, yapay olan ise kurgulanır. Kurgu, asla gerçeğin yerini tutamaz. Eğer bir makine gerçekten düşünseydi, ona ‘yapay zeka (kurgusal zeka)” demez; ona “doğal zeka(yaşam formu)” derdik.

İsimlendirmedeki bu ayrım, teknik bir zorunluluktan öte felsefi bir gerçeğe işaret eder: Zeka, düşünen özneye(insana) mahsustur. Makineler, sadece önceden tanımlanmış mantık labirentlerinde koşan hızlı yolculardır. Yolun farkında olan makine değil, labirenti inşa eden ve o yolda yürümeyi seçen insandır.

Yapay zekanın bilgisi insana neden bu kadar gerçekçi gelir?
Kaynağı insan olduğu için.

Yapay zeka da tıpkı arama motorları (google) gibi kaynağını insan zekasıyla üretilen bilgiden alır. Ama yapay zeka, arama motorlarından sadece bir farkla farklıdır.

Bu farkı anlayabilmek için öncelikle arama motorlarının ve yapay zekanın işleyiş şekline bakmamız gerekir.

Arama motorları, arama alanına bir kelime yazdığımızda başkaları tarafından o kelime ilgili üretilmiş doğru yanlış ne bilgi varsa tarar, sınıflandırır ve önümüze linkler halinde getirir. Ve bize der ki: “Bilgi burada, git oku.” Yorum yoktur, anlatım yoktur; sadece yönlendirme vardır.

Yapay zeka da tıpkı arama motorları gibi aynı bilgilere bakar. Yani yine başkalarının yazdıklarını, paylaştıklarını, ürettiklerini kullanır. Buraya kadar yapay zekanın arama motorlarından bir farkı yoktur.
İşte asıl fark da bu noktadan sonra başlar.

Çünkü yapay zeka, arama motorları gibi link vermez; güzel güzel anlatır.
Doğru yanlışı karışık vermez; ayrıştırır.
Sıralamaz; özetler.
“Oku” demez; “anlatayım” der.
Sana iş vermez; iş yapar…
İşte fark da bu.

Kısaca arama motorlarına “ara” deriz; arama motorları gider çer çöp ne varsa arar bulur, önüne serer…
Yapay zeka platformlarına “anlat” deriz; der demez; derler toplar, sana sunar…
Yani yapay zekaya, yapay zeka değil de “sunum motoru” demek daha isabetli olur bence.

Sonuç itibariyle yapay zeka, bilgiyi insan gibi anlatan ve insan zekasını taklit eden bir araçtır. İnsan diliyle konuşur, bilgileri harmanlar, analiz eder ve karşınıza düzgün cümlelerle çıkarır. Bu yüzden de insanlarda şu algı oluşur:
“Yapay zeka, bana yeni bir şey öğretti.”

Evet, doğru yeni bir şey öğretmiştir. Ama bu öğrettiği şeyler, daha önce hiç bilinmeyen, hiç paylaşılmamış şeyler değildir. Aksine, bir yerlerde mutlaka yazılmış, çizilmiş, konuşulmuş bilgilerdir.

O halde;
Yapay zeka, bilgi üretmez; bilgiyi yeniden anlatır.
Yapay zeka, keşfetmez; derler, toparlar, yorumlar.
Yapay zeka, yaratmaz; eğitildiği verilerle konuşur.


Yapay zeka, bize bilgi sunarken hata yapar mı?
Evet, hata yapar ve kaynağını insandan aldığı sürece de hep hata yapacak…

Aslında yaptığı şey, iyi bir anlatıcının yaptığı şeyden başka bir şey değildir. Çok okumuş bir insan gibi davranır. Binlerce kaynağı okumuş, ezberlemiş ve size tek bir metin halinde aktarıyormuş gibi sunar.

Bu yüzden “yapay zeka diye bir şey yoktur” demek belki iddialı olur; ama şu cümle son derece yerindedir:
Ortada bir zekadan çok, devasa bir “bilgi havuzu” vardır. Ve bu bilgi havuzu, insanlığın yıllardır ürettiği içeriklerden oluşur. Yapay zeka, bu bilgileri kendine mal etmez; sadece yeni bir dille ifade eder. Kendini eğitir, kalıpları öğrenir ve insan gibi anlatır.

Yani mesele sihir değil, anlatım meselesidir.
Arama motoru bilgiyi gösterir.
Yapay zeka bilgiyi konuşur.

İnsanları asıl etkileyen de budur.

Şimdi Paylaş:

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER