Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Nüfus Politikaları Kurulu toplantısında aile ve nüfus politikalarına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Yılmaz; çocuk bakım hizmetlerinden kadın istihdamına, dijital platformlarda çocukların korunmasından aile politikalarına, uluslararası iş birliklerinden demografik hedeflere kadar birçok başlıkta yürütülen çalışmaları anlattı.
Kamu kurumlarında çocuk bakım evi açılması için gereken asgari çocuk sayısının 50’den 30’a indirildiğini açıklayan Yılmaz, personelin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek çocuk bakım evlerinin açılmasının önünün açıldığını belirtti.
Yılmaz, bakım evlerinin fiziki mekan standartlarının da deprem güvenliği ölçütleriyle uyumlu hâle getirildiğini söyledi. Çocukların yaş gruplandırması ve personel görevlendirmelerinin, çocukların psikolojik ve gelişimsel ihtiyaçları dikkate alınarak yeniden düzenlendiğini ifade etti.
Yeni düzenlemeyle 150 bağımsız bölümün üzerindeki konut projelerinde, 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakım evi alanı ayrılmasının zorunlu hâle getirildiğini belirten Yılmaz, 10 yaş altı çocuğu bulunan hanelerin yüzde 83,6’sının hane dışından bakım hizmeti almadığına dikkat çekti.
Yılmaz, erişilebilir çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından ve temel önceliklerinden biri olacağını vurguladı.
Kadınların aile hayatı ile çalışma hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmadığı, anne ve babaların bakım sorumluluğunu daha dengeli paylaşabildiği bir yapıyı güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Yılmaz, 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi kapsamında kadınların iş gücüne katılımı ve istihdam oranlarının artırılmasının temel politika alanlarından biri olduğunu söyledi.
Yılmaz, çalışma hayatında kadın-erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin de hedefler arasında bulunduğunu belirterek, 2028 yılında kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 40’ın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı.
Bu hedefin yalnızca kadınları iş gücü piyasasına kazandırmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Yılmaz, kadınların çalışma hayatına katılımını sürdürülebilir hâle getirecek koşulların da oluşturulacağını ifade etti.
Çocukların sağlıklı ve güvenli bir ortamda yetişmesi için dijital mecraları da kapsayan adımlar attıklarını belirten Yılmaz, 1 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasının yasaklandığını ve yaş doğrulamasının zorunlu hâle getirildiğini söyledi.
Oyun platformu, oyun dağıtıcısı ve oyun geliştiricisi kavramlarının mevzuata girdiğini belirten Yılmaz, oyunların yaşa uygun şekilde derecelendirilmesi ve ebeveyn onay mekanizmalarının oluşturulmasının zorunlu hale getirildiğini açıkladı.
Yükümlülüklerini yerine getirmeyen platformlara idari para cezası ve bant genişliğinin daraltılması yaptırımlarının getirildiğini kaydetti.
Aile yapısının değerlerinin korunması ve güçlendirilmesi, sosyal refahın artırılması ve demografik değişimin aile yapısı üzerindeki etkilerinin ölçülmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Aile Enstitüsü’nün kurulduğunu açıklayan Yılmaz, enstitünün kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmalarını yapılandırdığını söyledi.
Aynı süreçte TEKAP Başkanlığının da üniversitelerde enstitüler tesis ederek üniversitelerin çalışma kapasitesini artırmaya yönelik tedbirler aldığını belirtti.
Yılmaz, aile ve nüfus politikalarında veriye dayalı tespit ve karar alma yaklaşımının önemine de dikkat çekti. TÜİK koordinasyonunda hazırlanan yeni Resmi İstatistik Programı’nın aile ve nüfus öncelikleri doğrultusunda gözden geçirildiğini ve ölçülen göstergelerin bu çerçevede yenilendiğini ifade etti.
Küresel ölçekte medya ve sosyal medya üzerinden doğurganlığı azaltmaya ve cinsiyetsizleştirmeye yönelik kampanyalar yürütüldüğünü savunan Yılmaz, Türkiye’nin aile ve nüfus politikalarına ilişkin yaklaşımını da şu sözlerle ortaya koydu:
“Biz ise kendi medeniyetimizin ve değerlerimizin bize çizdiği istikamette çocuğu bereket, aileyi huzur ve güven kaynağı, güçlü nesilleri milletimizin en büyük zenginliği olarak görüyoruz.”
Bu anlayışı aşındırmaya çalışan bir dilin aile ve nüfus politikalarına yön vermesine izin veremeyeceklerini belirten Yılmaz, merkezi ve yerel düzeydeki kamu kurum ve kuruluşlarının aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket etmesini beklediklerini söyledi.
Yılmaz, aile konusunun diğer tüm politika alanlarında da yatay bir öncelik alanı olarak gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
Aileye ilişkin kavramlara sahip çıkmak ve farkındalığı artırmak amacıyla mayıs ayının son haftasının Millî Aile Haftası olarak ilan edildiğini belirten Yılmaz, aile ve nüfus politikalarının uluslararası alana da taşındığını söyledi.
Türkiye’nin bu alandaki girişimlerin yalnızca takipçisi değil, öncülerinden biri hâline getirildiğini belirten Yılmaz, Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışma alanlarına sosyal politika başlığının dahil edildiğini açıkladı.
Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen Sosyal Politikalar Bakanlar Toplantısı’nda ailenin korunmasına ilişkin ortak bildiri imzalandığını kaydeden Yılmaz, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın öncelikleri arasına da aile ve nüfus gündeminin yerleştirildiğini söyledi.
Yılmaz, Türkiye’nin öncülüğündeki önemli adımlardan birinin de 57 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edilmesine ilişkin önerinin uzmanlar düzeyinde kabul edilmesi olduğunu açıkladı.
Ortaya koydukları vizyonun karşılık bulduğunu belirten Yılmaz, dost ve kardeş ülkelerin 2026 yılını Aile Yılı ilan etmesinin de bunun göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ev sahipliğinde 26-27 Ekim tarihlerinde İstanbul’da Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı düzenleneceğini açıklayan Yılmaz, bu konferansla elde edilen birikimin uluslararası akademik zemine taşınacağını belirtti.
Yılmaz, nüfus meselesinde atılacak her adımın güçlü aile yapısını koruma ve milletin geleceğini güvence altına alma sorumluluğuyla ele alındığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nüfus konusunu “varoluşsal bir mesele” olarak nitelendirdiğini hatırlatan Yılmaz, devletin bütün imkânlarının bu alanda seferber edileceğini söyledi.
Yılmaz, “Akademi dünyamız, yerel yönetimlerimiz, sivil toplumumuz, iş dünyamız, medyamız ve milletimizle birlikte kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, toplantının teknik sekretaryasını yürüten Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere tüm bakanlıklara, bakanlara, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerine katılım ve katkıları için teşekkür ederek, toplantının Türkiye ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Hibya Haber Ajansı
