2 Eylül 2025 tarihinde yaşanan olaylar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde büyük bir krize yol açtı. Mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptal edilmesi üzerine, parti yönetimi ve özellikle Genel Başkan Özgür Özel, duruma sert tepki gösterdi. Özgür Özel, yaptığı açıklamada, kararı tanımadıklarını ve bu girişimi “yargı kumpası” olarak nitelendirdiğini belirtti.
Görevine Devam Eden İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik
Mahkeme kararıyla birlikte İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in görevinin sona erdiği yönündeki iddialara karşılık, Özgür Özel, net bir şekilde Özgür Çelik’in görevinin başında olduğunu ve çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Özel, bu kararın partinin iç işlerine bir müdahale olduğunu ve bu müdahaleyi kabul etmeyeceklerini vurguladı.
Gürsel Tekin İhraç Edildi
Mahkeme kararı sonucunda İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin, CHP yönetiminin hızlı ve sert bir tepkisiyle karşılaştı. Özgür Özel, Gürsel Tekin’in bu görevi kabul etmesi üzerine, kendisini tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk ettiklerini ve partiden ihraç ettiklerini açıkladı. Özel, bu kararın sadece Tekin ile sınırlı olmadığını, bu görevi kim kabul ederse, o kişinin de partiden ihraç edileceğini belirtti. Bu açıklama, parti içindeki kararlılığı ve dışarıdan gelebilecek müdahalelere karşı duruşu gösteriyor.
Yargı Sürecine İlişkin İddialar
Özgür Özel, bu mahkeme kararının tekil bir olay olmadığını, daha önce de benzer davaların açıldığını ifade etti. Ankara ve İstanbul’da toplamda 10’a yakın davayla karşılaştıklarını belirten Özel, dokuz ayrı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bu talepleri reddettiğini, ancak bu kez İstanbul’da bir mahkemenin bu kararı verdiğini söyledi. Özel, kararın arkasında siyasi bir amaç olduğunu ve bunun “saray düzeni” tarafından desteklenen bir girişim olduğunu iddia etti. Bu durumu, hukuki bir süreçten ziyade siyasi bir kumpas olarak değerlendirdi.
Kararı Tanımıyoruz
Özgür Özel, alınan bu kararı kesinlikle tanımadıklarını ve hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı. Bu kanunsuzluk hali olarak gördükleri duruma karşı, Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talebiyle başvuracaklarını belirtti. Bu hamle, partinin yasal zeminde hakkını arayacağını ve bu karara karşı direnç göstereceğini gösteriyor.
Bu gelişme, Türkiye siyasetinde önemli bir tartışma konusu yaratırken, CHP’nin iç işlerine yönelik dış müdahale iddialarını da gündeme taşıdı. Parti yönetiminin bu krizi nasıl yöneteceği ve hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor.
