MEDYA GÖÖZÜ ÖZEL | ANKARA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda dikkat çeken görev değişimi! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararları, Ankara kulislerinde yankı uyandırdı.
FAHRETTİN ALTUN’A YENİ GÖREV: TİHEK BAŞKANLIĞI
2018’den bu yana Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Fahrettin Altun, görevini devretti. Akademik geçmişi, medya tecrübesi ve stratejik duruşuyla kamuoyunun yakından tanıdığı Altun, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Başkanlığı görevine getirildi. Altun’un, insan hakları alanındaki yeni göreviyle birlikte kuruma dinamizm kazandırması bekleniyor.
YENİ İLETİŞİM BAŞKANI: PROF. DR. BURHANETTİN DURAN
Altun’dan boşalan koltuğa ise devlet ve akademi çevrelerinin yakından tanıdığı bir başka isim, Prof. Dr. Burhanettin Duran atandı. Son olarak Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevinde bulunan Duran, aynı zamanda SETA Vakfı’ndaki çalışmaları ve kamu diplomasisi alanındaki birikimiyle dikkat çekiyordu.
DURAN’IN KARİYERİ DİPLOMASİ VE AKADEMİYLE ÖRÜLÜ
Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan Prof. Dr. Duran, yüksek lisans ve doktorasını Bilkent Üniversitesi’nde tamamladı. Sakarya Üniversitesi ve İstanbul Şehir Üniversitesi’nde akademik görevler üstlendi. 2013 yılında SETA’nın İstanbul Koordinatörlüğü’nü üstlenen Duran, kısa sürede kurumun Ankara merkezine taşınarak Genel Koordinatörlük görevine getirildi. 2024 yılında Dışişleri Bakan Yardımcılığı’na atanan Duran, şimdi ise İletişim Başkanlığı’nın dümenine geçti.
TİHEK’TE KAPSAMLI ATAMALAR
Cumhurbaşkanlığı kararıyla TİHEK bünyesine birçok yeni isim de dahil oldu. Muhammet Ecevit Carti İkinci Başkanlık görevine getirilirken; Dilek Ertürk, Fatma Çınar, Erol Gökdöl, Melahat Demir Aydın, Selma Öztürk Pınar, Tayyip Uçar, Evren Başar, Ömer Çelen ve Selami Açan kurul üyeliklerine atandı.
🎙️ MEDYA GÖÖZÜ YORUMLUYOR:
“Bu atamalar, sadece bireysel görev değişiklikleri değil; Türkiye’nin iletişim stratejisi ve insan hakları yaklaşımında yeni bir dönemin işaret fişeği olabilir. Fahrettin Altun’un insan hakları alanındaki vizyonu, Duran’ın ise küresel iletişim diliyle harmanlanan bir strateji oluşturması bekleniyor.”
